| | Üretsiz Blog oluştur

transfer değerlendirmeleri

çok hareketli bi yaz başladı bu sene. kakanın city ye gidebilme ihtimalinin ortaya çıkmasıyla, bir futbolcuya ne kadar para verilebileceğini tekrar tartışmaya başladı herkes. city ye gitmeyen kaka da paranın sadece çözüm olamayacağını gösterdi bütün dünyaya. bu transfer gerçekleşmese de herkesin hatta kakanın bile bir değeri wardır gerçeği ortaya çıkmış oldu. wee de florentio perez seçildi. bu 2 olayın aynı anda olması real madridin galacticos2 fantezisinin gerçekleşmesine önayak oldu. önce kaka aynı bonservis parasına real madride giderek klüp çapının ne kadar önemli olduğunu ispatladı zaten. we de ardından tam bir güç göstergesi geldi ; ronaldo. çok önemli bir futbolcu demeye bile gerek yok ama güç ispat etmek adına çok önemli bir transfer. real madrid de manu da doğru bir karar wermiştir bence. tabii ki çok büyük paralar werilmeye başlayınca türkiyedeki transfer piyasasına da yansıdı bu.

mehmet topuzla ilgili çok şeyler söylendi yazıldı zaten. türkiyede futbolcular aşırı cahil oluyorlar maalesef, 2 lafı biaraya getiremyio, yazılanı dahi okuyamıyorlar hatta. baştan sona tam bir komedi zaten. koskoca beşiktaşın böyle bir hata yapması başkanın vizyonuna werilebilir anca heralde. eski futbolcu kaçırma senaryoları yaşanır gibi oldu, ülkü ocakları, siyasetin diğer kolları herkes transferin içinde. aklıbaşında davranan bi kayseri başkanı olmasa kan çıkmıştı belki de. çıktı ve şu güne kadar fb ile görüşüorz anlaşırsak satıcaz dedi. bu açık artırma işi değil ki zaten. biraz adamlık we etik gerekir. o 5 werdi sen 6 wer sen al mantığı olmaz.fb de çok doğru bi iş yaptı, kulüple anlaştı we bekledi. ortalık durulsun dedi biraz ve "ailece bjkliyim, başka takımda oynamam, gerekirse 1 sene futbol oynamam" diyen adama formayı öptürdü. çok önemli bir transfer de yapmış oldu. tabi bütün bu olanların futbolcu cehaleti, menejer gazlamasıyla da ilgisi war. iyi futbolcu ama kafa olarak sıkıntılı bir adam, doğru transfer yaptı fb aaama ne kadar tutucak görücez, şimdiden bişey söylenemez. istanbula gelip de sapıtanlardan olursa, seneye döner memleketine. gökhan emreciksin, burak ve birçok örneği war bunun.

mehmet topuz en önemli transfer edilicek oyuncuydu ve fb aldı. daha sonra yine çok yetenekli ama kendi çöplüğünde öten bir horoz gibi bana gelen özeri aldı. topuz 8, özer de 4 milyon euro diye biliyoruz. çok büyük paralar verildi gerçekten. türkiye gerçeğinde türk futbolcu mecburiyetinden dolayı vericeksiniz tabii ki ama bu nereye kadar verilebilir, tartışılması gereken bu. illa da alıcaksın diye sercan için mesela 7 milyon diyorlar, werilmemesi lazım. kendini ispatlamışsa alıcaksınız tabii ki. trabzonsporun gökan, fb nin topuzu alması gibi. tutmaz o ayrı ama enazından ispatlamış kendini. anadolu takımında 3-4 sene söz ettirmiş kendinden. defalarca milli takıma çıkmış takımlarında. sercan bu statüde değil, ne oynadığı belli değil, kişiliği nedir, adapte olabilcekmi yoksa sapıtıcakmı istanbulda. bence kimsenin bu paralara bu tarz futbolcular için çıkmaması lazım. mesela fb sercanı 3. forveti alıyo, ilhanı gönderdi 2. ilhan olucak. geçen sezon ilhan 150 dakka oynamış topu topu. böyle kullanıcağınz bi futbolcu için bu kadar para werilmez.gsnin topalı 1e alıp riske atması gibi yapmaları lazım büyüklerinde. tutmazsa da 1 gider çöpe. yaserde tutmadığı gibi. 7 milyona faalan kumar oynanmaz.

trabzonsporun ferhatı alıp, sol beki yedeklemesi çok doğru bi karar. bjk nin de nihat transferi gerçekten çok büyük bir olay. topuz olayında çizdiği karizmayı topladı bi nevi. gs eğer servet gibi oynatma niyetiyle almadıysa zan da iyi bi transfer. 4. stoper olarak değerlendirilebilir, türk statüsünde olmasının avantajıyla. tabii ki rijkaard, avrupada boşta olan en iyi hocayı aldılar, çok büyük transfer, ne kadar tutar görücez tabii. istediği vizyonda oyuncular war elinde bence ama kimya bu belli olmaz tabii. fb nin bilica bekir transferleri de çok doğru. artık ne amaca hizmet ettiği belli olmayan can we yasin gitti. luganoyu tutabilirlerse bi de çok sağlam bi defans yapısı olucak. bjknin finki hiç tanımıyorum biraz gereksiz gibi geldi bana ama. aldıkları sol bek de çok iyiymiş falan görücez, iyiidr inş da üzülmezi görmeyiz bi daha. kulüpler şuana kadar ihtiyaçlar doğrultusunda fena işler yapmadılar gerçi ama bazı takipsizlikler we hatalr da yapıyorlar. melberg olimpiakosa gidiyor mesela, demekki ülkemize de gelebilirmiş. çok iyi bir defans kaçtı bence. onun haricinde düşen takımlarda çok iyi oyuncular war. owen, martins, aurelio, emana, mark gonzalez vs. takip edilip ihtiyaca göre alınaiblirler. son olarak bütün transferler hayırlı olsun herkese, daha çok bomba görücez gibi de geliyor ayrıca...

Türkcell Süper Ligi 18.hafta değerlendirmesi

Ligimizde 18. maçalar sonunda şampiyonluğa oynayan 6 tane takımın olduğunu görmek çok sevindirici. Her ne kadar Ankaraspor sonuna kadar bu yarışta gelemeyeceğine inansam da Trabzonspor maçında oynadıkları futbolu çok beğendim ve doğru yolda olduklarını gördüm. Aklı başında bir teknik direktörle neler yapılabileceğinin bir göstergesi halinde Ankaraspor. Ancak stoperleri çok felaket gerçekten de, 1 maçta insan 2 kere nerdeyse kendi kalesine gol atma tehlikesine düşer mi? Bunun yanısıra sürekli arkaya top kaçırıyorlar ve de Gökhan ve Umut gibi çok uzun olmayan ve de fizikleri bir Mehmet Yıldız olmayan oyunculara da her kafa topunu veriyorlar. Oraya mutlaka bir oyuncu almaları gerekmektedir. Orta sahada Özer ve Neca bütün atakları yönlendiriyorlar. Ancak birisi Özer'e Kaka  olmadığını söylemesi lazım. Bu kadar havaya girmesi beni çok şaşırttı. Anadolu'da yıldız olup büyük takımlara gelen oyunculara bi baksın bakalım nerdeler şimdi. Ankaraspor'da tüm serbest vuruşları, kornerleri kullan, asist yap iyi hoş ama büyük takımda onlar olmaz, dikkatli olması lazım çünkü yetenekli bir oyuncu gerçekten de. Neca'nın bu takımda bir işi olduğuna inanmıyorum, özellikle de Bilal gibi bir oyuncuları kenarda dururken. En büyük hataları herhalde De Nigris'i göndermekle yapmışlardır. Disiplinle ilgili bir sorun değilse son derece yanlış bi tercih bence. Büyük takımlarda da rahatlıkla oynayabilecek bir oyuncu kazanmaları gerekirdi. Küçük oyuncularla büyük takım kurmaktan vazgeçmeleri lazım artık Türk hocalarımızın. Ziya Doğan'ın Trabzonspor'a 2. kez geldiği zaman yarattığı enkazı herkesin görmesi gerekir.

Ankaraspor'dan bahsettikten sonra ve de iyi bir futbol oynadığını da söyledikten sonra, bu takımı 2-0 yenen Trabzonspor hakkında söylenecek çok şey var gerçekten. Bir kere böyle bir hocaya sahip olmak ve de bu yönetimle olması çok büyük bir şans Trabzonspor açısından. Takım kalecisinden başlar herşeyden önce ve muhteşem güven veren, çok kaliteli bir kaleciye sahip Trabzonspor. Havaalanında gördüğüm zaman ilk geldiği gün, kim bu hip-hopçu dedim kendi kendime. Oynadığı futbolla çok şey katıyor Trabzonspor'a. Önünde oynayan Serkan herzamanki Serkan ama iyi bir savunmada sırıtmıyor ve çok koşarak katkısını yapıyor. Song bu takımdan çıkarsa en büyük hasarı vericek oyuncu bence. Çok ama çok önemli omurgada ve de Egemen'e kattıklarından dolayı da Trabzonspor'un şüphesiz en büyük kazancı. Egemen demişken bu kadar yürekten mücadele eden ve takıma adapte olan bir oyuncunun katkısı da çok büyük. Milli takıma bir an önce monte edilmesi de şart. Cale standart bir oyuncu, çok bir artısı yok belki ama basit hata yapmıyor, çok önemli bir defans oyuncusu için. Önlerindeki Hüseyin ligimizin en iyi top kesen adamı, şüphesiz. Bu sene kafa topuna da çıkıyor, bunun için de Ersun Hoca'ya çok teşekkür ediyorum, bunu bu adama öğretti en sonunda. Ancak 2 metreye pas veremiyor hala, gerçi onu da yapsa Viera olur İnter'de oynar ama Allah rızası için yanındaki adam şut çeker gibi vermesin şu topu artık. Colman ve Selçuk ligin ilkyarısında çıkmıyorlardı pek ama son 2 maçta çıkmaya da başlamışlar değişmeli olarak, çok önemli 2 oyuncu gerçekten de. Colman birazdaha iniş çıkışlı ama çok önemli oyunlar çıkartıyor gerçekten. Barcelona'nın bu kadar iyi bir takım olmasında Xavi İniesta çok önemli rol oyuncularıdır. Daha önce de Deco vardı keza o da öyle. Trabzonspor'da da Selçuk ve Colman bu rolü üstlenmeye çalışıyorlar ve ligimizde bunu başarabilen Galatasaray'lı Barış'la birlikte en önemli oyuncular olduğu düşüncesindeyim. Hücum hatıındaki 3lü, Gökhan, Umut ve Yattara da hızlarıyla birşeyler yapmaya çalışıyorlar ama özellikle Umut çok acemice hatalar yapıyorlar zamanzaman. Son maçta Umut'u sola yakın oynatması da çok doğruydu Ersun Hoca'nın. Sistemi giderek oturtuyor. Yattara eskisi gibi olmamakla birlikte daha olgun bir futbol oynuyor. Her pozisyonda 2 çalım atardı eskiden artık biraz daha basit oynamaya çalışıyor. Ancak o rolü üstlenmek için Alanzinho gelmiş gibi gözüküyor. Adam daha ilk maçında topuk pasları yapıyor son derece ciddiyetsiz oynuyor, taraftar da çılgınca alkışlıyor. Ersun Yanal mutlaka uyaracaktır yoksa bu adama ciddiyet bi daha asla kazandıramayız. Ülkemizde aşırı değer vermenin son kurbanı olabilir Alanzinho çok dikkat etmek lazım. Onun yanısıra son derece hızlı ve yetenekli bir oyuncu. Sistem içerisinde kaldığı ve gereksiz bireysellikten uzak durduğu sürece Trabzonspor'a çok büyük katkılar sağlayacağından da eminim.

Sivas-Kayseri maçıyla ilgili çok söylenecek birşey yok gerçekten, birbirini biçen futbolcular, onları alkışlayan ve hermaça 0-0 için çıkan bir Tolunay Kafkas var. Bence Tolunay hoca artık gol atması gerektiğini de hatırlaması lazım.Bu futbolu izlemeye kimse gitmez Kayseri'de. 

Beşiktaş-Antalya kupa maçında çok beğendim 2 oyuncu vardı, Bobo ve Serdar Özkan. Bobo'nun ligdeki maçta oynatılmamasına çok şaşırdım öncelikle. Serdar Özkan iyi oynamasına karşın ligdeki maçta ben tercih etmezdim, eğer oynatıcaksam da iyi oynadığı yerde sol kanatta oynatırdım. O mevkide Tello gibi çok iyi bir oyuncun varsa da Serdar'ı yedek bırakırsın. Orta sahaya Cisse ve Sivok'u koyucaksan eğer sağına Holosko, soluna Tello ve forvete de Bobo, Nobre ikilisini koymak zorundasın. Beşiktaş'ın içerde oynadığı bir maçta olağan dışı bir golle 1-0 galip gelmesi ve pozisyonlar vererek maçı tamamlaması şampiyonluk vizyonuna sahip olmadığının bir göstergesidir ve Beşiktaş'ın şampiyonluk şansı Hacettepe'nin ligde kalma şansından daha fazla değildir! Hücum hattındaki isimler kaliteli olmasına karşın niye bir türlü istikrarı yakalayamadığının cevabı da İbrahim Üzülmez, Toraman ve Gökhan Zan da saklı bence. İbrahim Üzülmez'den kurtuldular artık Ekrem'i oraya monte ederek ve çok da önemli bir oyuncu, hakkını vererek de oynuyor gerçekten. Ama stoperi Gökhan ve Toraman olan bir takımdan çok fazla şey de beklememek lazım. Sağ bekte Serdar son derece doğru bir tercih. Stopere gelince Zapo da çok üst düzey bir oyuncu değil ama diğerlerinin yanında banko gibi gözüküyor, diğer stopere gelince ben olsam Sivok'u koyarım veya şu şartlarda Toraman olabilir ama Gökhan Zan'ın bu takımda ne işi var! Ernst transferi muhtemelen Cisse'nin yanına 2. önlibero düşünülerek yapılmıştır. Benim merak ettiğim hangi 2 yabancının kenarda oturacağı. Bu vizyonda bir takım muhtemelen Bobo ve Holosko'yu oturtur, 0-0 lara 1-0 gibi kısır maçlara da mahkum olurlar.

Fenerbahçe-Gaziantepspor maçını izleyen herkes geçen haftaki Trabzonspor maçının bir tekrarını izlemiş gibi olmuştur. Fenerbahçe son derece yavaş oynayan,oyunu 80 metrede oynamaya çalışan ve de ruhunu tamamen kaybetmiş oyunculardan oluşan bir takım olmuş. Kazım,Guiza,Alex hepsi kendi hallerinde, bireysel bişeyler yapmaya çalışıyorlar.Özellikle Kazım'ın ne işe yaradığın anlamış değilim. Adam bir koşu yapmaz ayağına top ister, aldığı topların çoğunu kaybeder, kontra yedirir takıma. Ters taraftan gelen ataklarda içeri bir koşu falan yapmaz, sahada topsuzken tamamen gezen ve saç baş yolduran bir adam. Gökhan Emreciksin'e orda şans vermek gerekmektedir kesinlikle. Diğer kanatta Uğur da Kazım'dan çok da farksız değil, geçen sene 2 Sevilla maçı oynadı, başka yararlı maçı yok ve çok da zarar veriyor takımına. Savunma oyuncuları lig standartlarının üstünde bir takım bence ama ortasahası tam bir fiyasko. Guiza ve Alex canlarından bezmiş geziyorlar zaten sahada. Semih bu takımda Lugano, Gökhan Gönül ve Roberto Carlos'la birlikte banko oynaması gereken 4 oyuncudan biridir. Orta alan bu kurgusuyla bişe yapması mümkün değil zaten. Antep maçında da daha önce Kayseri ve Trabzon'un yaptığı gibi sürekli arkaya rahat pozisyonda paslar atıldı, bu da orta alanda 0 baskı olmasından kaynaklanıyor. Emre 2. yarı biraz daha canlandı ve tek verimli oyuncu ortasahada. Fenerbahçe 4lü savunmanın önüne, Selçuk, Emre ve Deniz'i koysa, önlerine Alex Semih ve durumlarına göre de Deivid veya Guiza'dan birini koyarak oynasa çok daha iyi oynar düşüncüsündeyim. Bu şekilde devam ederse de tesadüfi galibiyetlerden başka birşey elde edemez ve ligi Trabozn, Galatasaray ve Sivas'ın ardında bırakır, dikkat etmeleri lazım.

Galatasaray Denizli maçında rahat bir galibiyet aldı. Kaliteli oyuncu sayısına bakılırsa ligin uzak ara en iyi takımı. Lincoln, Arda, Baros, Kewell dörtlüsü çok önemli işler yaptılar ligin ilk yarısında. Bu 4lünün yedekleri de diğer takımlarda rahatça oynayabilicek Ümit Karan, Nonda ve Aydın gibi oyuncular. Defansta 4 tane iyi stoperi, iyi bir sol beki, iyi bir kalecisiyle geride de güven veren bir takım. Sağ bekte Sabri çok dengesiz maçlar çıkarmasına karşın ligimizde çok sırıtmıyor ama Avrupa maçlarında sıkıntılar gözönüne çıkıyor. Uğur Uçar gibi iyi bir alternatif de şahsi fikrim doktorların beceriksizliğinden dolayı kaç aydır oynayamıyor. Orta sahada iki yönlü oyuncusu olan takımlar herzaman daha iyi top oynarlar. Xavi ve İniesta'yı örnek göstermiştim. Trabzon'da Selçuk ve Colman bu görevi yapmaya çalışırken, Galatasaray'da da Ayhan, Mehmet Topal, Linderoth ve de özellikle Barış gibi oyuncularla Galatasaray da o mevkide rakiplerine çok üstünlük sağlıyor. Bu artıları sayesinde de ligi ilk 2de bitireceğine inanıyorum. 

Luis Madeira Figo

luis_figo_1

Luis Madeira Figo 4 Kasım 1972'de Lizbon'da doğmuştur. 1.80 cm boyundadır. Futbol kariyerine Portekiz'in Sporting CP kulübünde başlamıştır ve 1989-1995 yılları arasında bu kulüpte forma giymiştir. Oynadığı 137 maçta 16 gol atmıştır. Sporting kariyerinden sonra Barcelona'ya transfer olmuştur ve 2000 yılına kadar Katalan ekibinde forma giymiştir. Barcelona kariyerinde oynadığı 172 maçta 30 gol atmıştır. Daha sonra gelmiş geçmiş en sansasyonel transferlerden birini gerçekleştirerek Real Madrid'e transfer olmuştur. Bu transfer karşılığında Barcelona 54 milyon $ almış ve bu transfer halen daha Zidane'dan sonraki en pahalı transfer ünvanını korumaktadır. Real Madrid'de Raul 7 numaralı formayı giydiğinden dolayı 10 numaralı formayı giymiştir. Real Madrid'de 5 sene içinde 165 maça çıkıp 36 gol atan Figo daha sonra İtalya'ya, İnter'e transfer olmuştur. Halen İnter formasını gimektedir.Bunun yanısıra 127 kez milli olmuş ve milli takımı adına da 32 gol atmıştır.

 Futbol hayatı başarılarla dolu olan Figo 6 kere Portekiz'de yılın futbolcusu olmuş, 2001 yılında Fifa Dünya Yılın Futbolcusu ödülünü kazanmıştır. Oynadığı kulüplerle de birçok başarı yakalamıştır Figo. 1 Portekiz kupası, 4 La Liga şampiyonluğu, 3 İspanya Süper kupası, 2 Avrupa Süper Kupası, 1 Şampiyonlar Ligi ve bunun gibi birçok kupa daha.

Oynadığı sürece Dünyanın en önemli olan futbolcusu olmaya devam edecek olan Figo'ya saygılarımızı ve izlettiği futboldan dolayı da teşekkürlerimizi bir borç biliriz...